5 Hours
Antalya
20 persons
(5 GECE 6 GÜNDÜZ)
1 Gün : Akşam Siz Değerli Misafirlerimizi Belirlenen Güzergahlardan Alınarak Konya Nevşehir Kayseri Üzeri Afşin Yolculugumuz Başlıyor (Güzergah tur Tarihinden 1 gün Öncesi belirlenerek Sizlerle paylaşılacaktır)
2 Gün: Sabah 08:00 Civarlarında Kahramanmaraş Afşin İlçesine Gelinerek Sabah Yöresel Kahvaltı Molasının Ardından UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde olan bu tarihi külliye. Ashab-ı Kehf Mağarası ve çevresindeki cami, medrese ve han kalıntıları gezilir. sonrasında Kahramanmaraşa'a doğru yola çıkıyoruz bu ilk durağımız İl merkezinde bulunan kapalı çarşının 18. yüzyılın sonlarında inşa edildiği sanılmaktadır. Kapalı çarşı, bedesten ile bakırcılar çarşısı arasına kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilmiştir. Osmanlı kapalı çarşılarının en erken örneklerinden biri olup ortasındaki dua kubbesi ile dikkat Çekmesiyle şehrin Sembollerindendir Bu Bölgede Serbest Zaman Verilir. Serbest Zaman’da Dünyaca ünlü KahramanMaraş Dondurması İle Taçlandırabilirsin Burada Bulunan Programımızın Ardından Adıyamanı geçerek Kahta’ya ulaşıyoruz. Buradan bineceğimiz minibüsler ile ekst0ra Nemrut Dağı programımızı gerçekleştiriyoruz. Bizleri bekleyen minibüslerimize binerek Nemrut Dağı’na çıkıyoruz. Merdivenli yol üzerinden zirveye ulaşıp Kommogene Kralı Antiokhos adına yapılan Tümülüsü ve Doğu-Batı Teraslarını, burada bulunan devasa heykelleri görüyoruz. Ardından bizleri bekleyen minibüslere binerek Cendere Köprüsü’ne ulaşıyor ve Roma İmparatorluğu’nun inşa ettiği Cendere Köprüsü’nde fotoğraf molası veriyoruz. Sonrasında Kommagene Krallığı’nın kraliçe ve prensesleri için yapılan Karakuş Tümülüsü’nü ziyaret ediyoruz. Ziyaretlerimizin ardından dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.Otelimize Gelinerek konaklanır
3 Gün: Otelimizde alacağımız Sabah kahvaltı sonrasında Diyarbakır'a doğru yola çıkıyoruz Varışımızın ardından ilk durağımız Anadolu’nun ilk camilerinden olma özelliğini gösteren ve İslam dünyasında 5 harem-i Şerif içerisinde yer alan Diyarbakır Ulu camii ile Diyarbakır turumuza başlıyoruz. Cami gezimiz sonrası Haydi Abbas,Yaş 35 yolun yarısı eder gibi şiirleriyle tanıdığımız kıymetli şairimiz Cahit Sıtkı Tarancı Evi Müzesi'ni ziyaret ediyoruz.Örnek bir Diyarbakır konak yaşantısını da bizlere anlatan nadide yapılardan olan ev, Yazlık, Kışlık ve baharlık isimleriyle bölünmüş odaları gezerken şiirlerini okuyabileceksiniz.Buradaki gezimizin devamında başka bir yerde örneğine rastlamayacağınız Dört Ayaklı Minare’ye uğruyoruz.Burası aynı zamanda Şeyh Matar camii,Mor Petyun Keldani kilisesi ve Surp Giragos Ermeni kilisesi yapılarının neredeyse birbirlerine sırtları dayadığı iki ayrı din ve mezhebe ait yapı bütünlüğünü ve bölgenin dinler ve diller kardeşliğindeki yerini bir kez daha gözler önüne sermektedir.Buradan ayrılıyor ve bir zamanlar içerisindeki kuyudan sülüklerin çıkartılıp tedavi amaçlı kullanıldığı bir Han’a uğruyoruz.Günümüzdeki adı halen koruna gelmekte Sülüklü Han, Burada kısa bir çay, Kahve molası veriyoruz.Aynı zamanda sevenler için harika peynirler eşliğinde Şarap tatma olanağı da mevcut Han’ın içerisindeki sükunetli havadan bizler de faydalandıktan sonra Bizans dönemine ait, Dört yuvarlak sütun üzerine oturtulmuş Akkoyunlu eseri Minare`yi gördükten sonra ülkemizin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi`ne girmeyi başarabilmiş noktalarından Tarihi Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri`ni aracımızla panoramik olarak görüyor, Ardından bu eşsiz manzaradan ayrılıyor.yakın dönemde Ilısu Barajı suları altında kalmış olan, Batman’ın tarihi ilçesi Hasankeyf’e devam ediyoruz. Panoramik olarak göreceğimiz Hasankeyf'i rehberimizden hikayesini dinliyerek Midyat'a doğru geçiyoruz.İlk durağımız, Eski ismi Matiat olan, telkari sanatı, dar sokaklarını süsleyen bal rengi taş konakları,Süryani kültürünün izleri ile görenleri büyüleyen Midyat olacak. Burada telkâri ürünlerin alışverişi için Gümüşçüler Çarşısı`nda bir dükkana konuk oluyor, Ardından yürüyerek Sıla dizisinin çekildiği konak olarak da bilinen Midyat Konuk Evi`ni görüyor ve dar sokaklara sıralanmış bölgeye özgü karakteristik evleri fotoğraflıyoruz.Buradaki ziyaretimizin ardından otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
4 Gün: Otelimizde alacağımız Sabah kahvaltı sonrasında ardından rotamızı, Çok katmanlı tarihi, Geleneksel taş konaklarıyla karakterize edilen kendine özgü mimarisi ve çok kültürlü ortamıyla medeniyetler beşiği ve masal diyarı olarak adlandırılan Mardin’e çeviriyoruz. Farklı kültürlerin kaynaşma noktası, Mezopotamya Ovası’nın incisi Mardin’de, Bulunduğu çok kültürlü ortamıyla Güneydoğu’nun en merak edilen destinasyonlarından Eski Mardin’e devam ediyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz yürüyüş turumuzda öncelikle, Artuk Bey Mağazası'nda, Yöresel badem şekeri, Kuruyemiş ve kahve alışverişlerimizi yapıyoruz. Ardından görkemli bir Artuklu mirası olan Mardin Ulu Camii’yi geziyor ve tarihi Kayseriyye Pasajı’nın dar sokaklarında, Geleneksel ürünlerden bakır, Sabun çeşitleri, Rengarenk şal ve şalvarları bulabileceğiniz alışveriş molamızı veriyoruz.Turumuzun devamında; Mardin’in en etkileyici tarihi yapılarından olan ve yukarı Mezopotamya Ovası’na hakim bir konumda bulunan Akkoyunlu Kasım Bey döneminde inşa edilmiş Kasımiye Medresesi’ni ziyaret ediyoruz. Ardından Otelimizde alacağımız Sabah kahvaltı sonrasında otelimizden ayrılıyoruz. Mardin kültür mozaiğinin önemli halklarından biri olan Süryanilerin kadim kültürü hakkında bilgi sahibi olabileceğimiz Deyrul Zafaran Manastırı’na devam ediyoruz. Şehrin 4 km dışında bulunan manastır, 5'inci yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle 18. yüzyılda bugünkü şekline kavuşmuştur ve bölgenin Süryani halkı tarafından hala aktif olarak kullanılmaktadır. Ziyaretimiz sonrasında son zamanların en heyecan verişi arkeolojik buluşu olarak ün yapmış, Dünyanın en eski ritüel merkezi olarak insanlık tarihine dair bildiklerimizi değiştiren, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Göbeklitepe’ye gidiyoruz. Yerleşik tarih anlayışını değiştirip, Dinler tarihini sorgulatacak ve yazılı dünya tarihini değiştirecek bir etkiye sahiptir. Tarihi Milattan önce 10000 yılına uzanan Göbeklitepe tarihteki en eski ve en büyük ibadet merkezi olarak biliniyor. Göbeklitepe, İngiltere`de bulunan Stonehenge`den 7000, Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl daha eskidir. Alanında uzman Daima tur rehberinden Göbeklitepe tarihini dinledikten sonrasında otelimize hareket ediyor ve bugün Urfa dediğimizde aklımıza gelen Sıra Gecesi’ne katılıyoruz.Rehberimizin belirttiği saatte lobide buluşuyor ve geceyi alacağımız konuk evimize geçiyoruz.Akşam yemeğimiz Sıra gecesinde alınacaktır. (Ekstra) Eğlenceli Gecemiz sonrası tekrar otelimize dönüyoruz.
5 Gün: Otelimizde alacağımız Sabah kahvaltı sonrasında yürüyüş turumuz kapsamında Balıklı Göl, Rizvaniye Camii, 1736 yılında Rakka Valisi Rıdvan Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Vali Rıdvan Ahmet Paşa’nın sert karakteri ve Rızvaniye Camii inşası sırasında işçilere yapmış olduğu baskılar nedeniyle, Cami halk arasında Zulumiye Camii ismiyle de anılmaktadır. Halil-ül Rahman Camii ve Mevlid-i Halil Camiileri'ni ve Hz.İbrahim'in doğum yeri olduğuna inanılan makam olan İbrahim Mağarası, Kral Nemrut bir rüya görür ve bu rüyayı müneccimlere anlatır. Müneccimlerin demesine göre, Aynı yıl içerisinde doğacak bir çocuğun saltanatına son vereceğini söyler. Nemrut ise, bu duruma engel olmak için o yıl doğacak bütün erkek çocuklarının öldürülmesini emreder. Bunu duyan Hz. İbrahim’in annesi de gizlice bir mağaraya gider, saklanır ve orada doğum yapar. Tam 7 yıl bu mağarada gizlenir. Ayrıca bu mağaranın bu kadar önemli olmasının bir diğer nedeni de Hz. Muhammed’in sakalının bir telinin burada bulunuyor olmasıdır. Unutmadan, bu mağaradan çıkan suyun, zemzemden sonra en şifalı su olarak kabul edildiği rivayet edilir. Ardından Urfa Kalesi'ni uzaktan fotoğraflama şansı buluyoruz. Sonrasında Şanlıurfa'nın kadim ilçesi Harran`a devam ediyoruz, Burada Dünyanın İlk İslam Üniversitesi ve Rasathane Kulesi kalıntılarını ve alışılmışın dışında mimarisiyle dikkat çeken Konik Kubbeli Evleri`ni görüyoruz. Bölge halkıyla kaynaşıp, Geleneksel Urfa kıyafetleriyle fotoğraflarımızı çektikten sonrasında Şanlıurfa`nın Halfeti ilçesine hareket ediyoruz.Dünyada sadece burada yetişen 'Kara Gülü' ile bilinen, Fıstık ağaçlarıyla çevrili, Fırat`ın kıyısındaki Eski Halfeti`de bizleri bekleyen teknelerimize binerek Fırat Nehri`nin kadim suları üzerinde gerçekleştireceğimiz tekne turumuz esnasında; Birecik Barajı'nın suları altında kalan Savaşan Köyü`nü ve tarihi Rum Kale`yi görüyoruz.Turumuz sonrasında otelimize doğru yola çıkıyoruz. Gaziantep Konaklama ve akşam yemeği otelimizde.
6 Gün: Otelimizde alacağımız Sabah kahvaltı sonrasında Gaziantep`teki ilk gezi noktamız dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan ve Zeugma Antik Kenti'nden çıkarılan mozaiklerle beraber birbirinden değerli arkeolojik eserlerin sergide olduğu Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi`ne ziyaret ediyor ve sonrasında öğle yemeği molamızı alacağımız restorana geçiyoruz. İpek Yolu üzerinde bulunan Gaziantep, farklı kültürlerden gelen tüccarların buluşma noktası olduğundan, Bu zenginliğini mutfak kültürüne yansıtmış ve şehrin zengin mutfak kültürü UNESCO tarafından tescillenmiştir. Gaziantep`teki öğle yemeğimizde yöresel lezzetlerin tadına bakıyor ve yemeğimizi katmer, Baklava, gibi lezzetlerle taçlandırıyoruz. Ardından, Çok iyi korunmuş Osmanlı dönemi yapılarıyla bir açık hava müzesi niteliğindeki Eski Antep’i keşfetmeye başlıyoruz. Bu kapsamda, 14 Şehitler Anıtı, Orhun Kitabeleri`nin Replikası ve Naib Hamamı`nı gördükten sonra üzerinde yükseldiği tepeyi bir inci gibi süsleyen Gaziantep (Ayıntap) Kalesi`ni dışarıdan fotoğraflıyor ve Hamam Müzesi`ne devam ediyoruz.Burada Gaziantep`in köklü hamam kültürünü orijinal bir Osmanlı hamamındaki sergilerle keşfediyor, akabinde, yüzlerce yıllık yapıların arasından geçerek Eski Şehrin kalbine doğru keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Antep`in Sedef kakma, Tel kırma, Bakırcılık, Yemenicilik gibi meşhur el sanatlarının sergilendiği çarşı bölgesinde; Zincirli Bedesten ve Bakırcılar Çarşısı`nı; Baharat, Kışlık kuruluklar, Fıstık, Salça gibi yöreye özgü mutfak ürünlerinin satışa sunulduğu Tarihi Almacı Pazarı`nı görüyoruz.Burada alacağımız serbest zamanda yöresel ürün alışverişi yapabilir; Sonrasında tarihi Tahmis Kahvehanesi`nin otantik atmosferinde, Bölgeye özgü meşhur menengiç kahvesini deneyebilirsiniz. Serbest zamanımızın sonrası Tarsus’a doğru hareket ediyoruz. Tarsus Şelalesi'ni görüyoruz, Türkiye’nin debisi en yüksek ikinci nehri olan Berdan Çayı aynı zamanda, Anadolu’nun en çok su taşıyan ve en kısa nehirlerinden de birisidir. Eski adıyla Knydos olarak bilinen bu çay ve şelalede vereceğimiz çay molasının ardından Antalya’ya dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Yolda vereceğimiz molalar sonrasında Antalya ulaşıyoruz ve bir sonraki HotelMerkez organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.